Şizofrenide Damgalama
Damgalamadan kastedilen bir bireye toplumun normal saydığı ölçütlerin dışına çıktığı iddiasıyla düşünce, duygu ve davranış bağlamında kötü muamele etmektir. Çok acı ve zarar veren bir durumdur. Damgalanan kişiye, gerçeğe dayanmaksızın adını kötüye çıkaracak bir özellik yüklenmekte, önemsiz ve değersiz muamelesi yapılmaktadır. Sanki hastalık onun bütün özelliklerini elinden almış ve utanılacak bir durum ortaya çıkmıştır. Damgalanmış insanlar, önemsiz ve değersiz bir toplumsal kimliğe büründürülür. Sonuçta şizofreni hastasının hastalık öncesinde sahip olduğu bütün kimlik özellikleri damgalayan toplum tarafından kaldırılır, yerine ‘lekeli bir kimlik’ manasında ‘deli’ damgası vurulur.
Araştırmalar şizofreni hastalarının karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin damgalama olduğunu ortaya koymaktadır. 74 şizofreni hastası arasında yapılan bir araştırmada, 74 kişiden 73’ü en az bir damgalama yaşantısı bildirmiştir. Hastaların %70’i hastalıklarından dolayı haklarında olumsuz düşünülmesinden kaygılandıklarını, %58’i başkalarına şizofreniden bahsetmekten kaçındıklarını, %50’si hastalıkları yüzünden hakaretlere maruz kaldıklarını, %43’ü de hastalıkla ilgili olumsuz yorumları medyada gördüklerini belirtmiştir.
Dünya Psikiyatri Birliği’nin şizofreni nedeniyle ortaya çıkan damgalama ve ayrımcılıkla küresel savaş kampanyası için yaptırdığı anketle, toplumun şizofreni hastalarına yaklaşımı incelenmiştir. Katılımcıların %20’si şizofren biriyle arkadaşlığını sürdüremeyeceğini, %50’si aynı odayı paylaşamayacağını, %75’i şizofren biriyle evlenemeyeceğini belirtmiştir. Bu ankette, hastalarla temasın kabullenmeyi arttırmadığı, ama hastalık hakkında daha fazla bilgilenmenin kabullenici tutuma katkıda bulunduğu saptanmıştır. Sonuçta damgalamayla mücadelede hastalık konusunda bilgilendirmenin önemi büyüktür.
Yazar: Dr. Adnan ÇOBAN
Tarih: 10 Nisan 2008 | Kategori: Psikiyatri ve Şizofreni
Yorum: Yok
Yorum yazın