Şizofreni Hastalarında Gebelik ve Annelik
Gebelik bir hastalık değildir. Ancak vücudun hormonal dengesini, sıvı dengesini, kan değerlerini ve birçok sistemini etkilediği için tıbbi bakım gerektiren bir durumdur. Şizofreni hastalarında, gebeliğin hastane ortamında veya tıbbi merkezlerde izlenmesi zorunludur. Çünkü gebelikte yaşanan bu değişimler, şizofreninin belirtilerini ve gidişatını etkileyebilmektedir. Bunun yanında ilaç kullanımı anne ve bebek açısından risk oluşturduğundan tedaviyi de kısıtlamaktadır.
Şizofreni Hastalarında Doğurganlık Oranı
Şizofreni hastası kadınların doğurganlık oranı, diğer psikiyatrik hastalıkları olan kadınlara göre daha düşüktür ve % 30–80 arasında değişkenlik göstermektedir. Modern tedavi yöntemlerinin gelişmediği yıllarda, şizofreni üretkenliği ve doğurganlığı azaltır mahiyetteydi. Ancak son yıllarda geliştirilen tedavi yöntemleri şizofreni hastası kadınlarda doğurganlığı artırmıştır. Üretkenlik artmasa da, doğurganlık gücünde herhangi bir düşüş söz konusu değildir. Yeni ilaçların, sosyal becerileri geliştirmede başarılı olması, yumurtlama ve âdet üzerindeki olumsuz etkilerinin azalması doğurganlığın artmasındaki en önemli etkenlerdir.
Yeni Şizofreni İlaçlarının Doğurganlığa Katkısı
Eski şizofreni ilaçları, dopamin miktarını azaltarak prolaktin adındaki süt hormonunun artmasına sebep olurlardı. Buna bağlı olarak hastalarda göğüsten süt gelmesi, âdetten kesilme, kısırlık gibi yan etkiler görülürdü. Son yıllarda geliştirilen ilaçlar bu süt hormonunun düzeyini yükseltmeyerek doğurganlığın artmasında etkili olmaktadırlar. Bu da şizofreni hastalarının doğurganlık kabiliyetini artırmıştır.
Kaynak Kitap: Dr. Adnan ÇOBAN, Şizofreni, Timaş 2008
Yazar: Dr. Adnan ÇOBAN
Tarih: 10 Nisan 2008 | Kategori: Sık Sorulan Sorular, Şizofreni ve Aile, Şizofreni ve Tedavisi, Şizofreni İlaçları
Yorum: Yok
Yorum yazın